Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Venom Film Sohbeti

Venom Ortalama Okuma Süresi: 3 dakika Genel Yorum (Spoilersız)     Çok etkilenmemek için sınırlı sayıda görüş aldığımı ve yorumlarımın ileride büyük ihtimalle değişeceğini hatırlatarak başlıyorum. İyi okumalar.      Filmi beğendim. Çok fazla negatif yorum okudum ama bazılarının abarttığı kadar kötü değildi. Bir şaheser demiyorum ama izlerken sıkılmadım. Gerçi bir kere daha izlemem. Yüksek beklentilerle başlanmadığı sürece gayet keyifli izlenebilecek bir film.      Tom Hardy'nin oyunculuğunu eleştirecek halim yok. Oyunculuğun genel anlamda -birkaç sahne dışında- çok çok kaliteli olduğunu düşünüyorum. Tek şikayetim bu oyunculuğun daha iyi bir senaryo hak ediyor oluşu. Bu arada Eddie Brook ve Venom'u, ikisini birden seslendiren Tom Hardy'e nasıl iltifatlar edebilirim bilemiyorum artık. Yani, nasıl eleştirebilirim ki bu adamı ben!     Yaş sınırı biraz daha yüksek tutulabilirdi. Kan, vahşet çok sınırlandırılmış. Bu yorumu yapmam biraz garip...

Rh Faktörüne Bağlı Kan Uyuşmazlığı Nedir, Nasıl Tedavi Edilir?

 KAN GRUBU NEDİR? Kan grubu, kandaki antikorlara bakılarak, kanın özelliğini belirtmek için oluşturulmuş sınıflandırma sistemidir. İnsan eritrositleri üzerinde 300’den fazla farklı antijen saptanmış olup bunların en önemlisi ABO sistemi dir (A, B, O, AB).  ABO kan grubu sistemine ek olarak, transfüzyon için önemli olan birkaç sistem daha vardır. Bunların en önemlisi Rh sistemi dir.  A,B,O ve Rh faktörleri dışında çok farklı kan faktörleri bulunmaktadır. Bunlardan bazıları M,N,S,s,P,Kell, Lewis, Duffy,Kidd, Diego ve Lutheran faktörleridir. Kan Grupları Neden Önemlidir? Acil medikal durumlarda kan alışverişi sağlanır. Bunun kan gruplarına uygun gerçekleşmesi gerekir. Rh Faktörü Nedir? RH Faktörü 1940 yılında Landsteiner ve Wiener tarafından bulunan ve alyuvarların üzerinde yer alan bir antijendir. Rhesus maymunları üzerinde yapılan araştırmada kanda belirlenmemiş bir proteinin daha olduğu ortaya çıktı. Bu proteinin AB grubu kanının yanında nakil için önemli bir faktördür....

Uçurtma Avcısı Kitap Tanıtımı ve İncelemesi

Uçurtma Avcısı Yazar: Khaled Hosseini Yayım Tarihi:  2003 Tür: Roman Orijinal Adı: The Kite Runner Sayfa Sayısı: 375 Çevirmen: Püren Özgören Tahmini Okuma Süresi: 8 dk Kısa Tarihi:  The Kite Runner, Afganistan doğumlu Amerikalı yazarın ilk romanı. 2003 yılında yayınlanan roman bir Afgan tarafından İngilizce yazılmış ilk romandır. The New York Times dergisinin en çok satanlar listesinde bir numaraya kadar yükselmiştir.  Kitabın Konusu:  Roman, Afganistan Kabil'in Vezir Ekber Han bölgesinde geçiyor ve bu bölgede yaşayan Emir ve Hasan isimli iki çocuğun arkadaşlıklarını ve yaşamlarının farklılıklarını konu alıyor. Emir, çocukluk arkadaşı ve süt kardeşi Hasan'a olan ihanetini unutamamaktadır ve onun bir anlık hareketi hayatı boyunca içini yiyip bitiren hatta travma derecesine gelen bir pişmanlığa dönüşür. Roman; Sovyet işgali, Afgan Krallığının çöküşü, Pakistan ve Amerika'ya toplu göç ediş, monarşini ve Taliban yönetimi gibi karalık ve kargaşalı bir ortamda kurgulanmıştı...

Kadın Erkek Eşitliği Hakkında Kısa Bir Sohbet

 Herkese merhaba. Bu konu hakkında kesin düşünceler belirtip şöyle yapılmalı, böyle olmalı demeyeceğim. Kimseye öğretecek, bakış açısını değiştirecek konumda değilim. Öyle bir amacım da yok. Çünkü ben sadece bir lise öğrencisiyim. Sadece kendi düşüncelerimi paylaşmak ve istekli insanlar da varsa onlardan bir şeyler öğrenme derdindeyim. Kendi yaşamım için benim elimden ne gelir, onu düşünüyorum. Okuyacaklarınızı biraz da kendimle sohbet olarak okursanız bir yanlış anlaşılma olmayacağını umuyorum. Kadın ve erkek eşit midir? Açıkçası hayır değildir diyen insanlarla oturup konuşmam gibime geliyor. Gerçi bu noktada aklıma takılan soru şu: Neden böyle düşünüyorlar? Çağın gerisinde kalmaları ve yanlış yetiştirilmiş olmaları, büyüdükleri çevre onların suçu mu? Kendi kendime verdiğim cevap hayır. Onların suçu değil. Ama artık yerleşmiş bu düşüncelerini değiştirmek de benim elimde değil. Tabi ki bu bilinç onlara da aktarılmalı ama kendi sorumluluğum olarak görmüyorum. Kendim ve geleceğim içi...

Yapayalnızlık

               Ne istersek onu mu hissederiz? Kendi kendimizle verdiğimiz mücadeleler sonrası bilinçli bir şekilde mutlu olmak gerçekten saf mutluluk mudur? Mutluluk nedir ki? Üzülene kadar mutlu olduğunu anlamazsın zaten. Mutluluğunun farkına vardığında da ellerinden kayıp gidiverir. Geriye yankılı kahkahaların anısı ve aklında çarpışan suçluluklar kalır. Tek başına olduğun zamanın kıymetini bilebilirsin. Ama yapayalnız olmak ne demektir bilir misin? Seni anlayanın, sevenin, bilenin olmadığını en derinden hissetmenin verdiği etkiyi ne ile tarif edebilirsin? İşin kötüsü hissettiklerin değil aslında, ne biliyor musun? O da geçiyor. Evet, içinin kasırgaları ertesi güne geçmiş gitmiş oluyor. Güneşin parlak ışıkları aklını çelebiliyor. Kendine dahi anlatamadığın bu ıstırapları bir gülücükle en derinlerine gömebiliyorsun. “mış gibi”lerini fark edene kadar tanımıyor insan kendini. O zamana kadar her gün, her gece her şeye en baştan başlamak hiç k...

Vahşet Kuşağı

      Çok korkutucu haberler aldık. Korkunç! Şimdi kısa bir şekilde birkaç gündür içinde bulunduğum umutsuzluk çemberinden bahsetmek istiyorum.      Nereden baksam kalbim kaldırmıyor artık. Bu dünyada o kadar çok suç, günah, keder, vahşet var ki!.. Her gün alınan bu yeni kan dondurucu son dakika gelişmeleri, çocukların bile ağzında dolanan şiddet haberleri, her türlü sosyal mecrada # hashtag  açılan konu başlıkları, insanlık ayıpları bitmek bilmiyor. Bitmez de zaten. Ne zaman başlamış ki bitsin? Bütün bunlar beni düşünmeye itiyor. Düşünmek istemiyorum ama ben. Düşündükçe kendi hayatımın anlamsızlığı ve elimden gelen hiçlik omuzlarımda birikerek ağırlaşıyor. Bana bunları düşündüren olaylardan alıntı yapmak istemiyorum çünkü eğer bir mucize eseri gününüz dünyanın bütün acımasızlığından uzak, huzurlu ve sakin ilerliyorsa bunu derinden değiştirmek istemiyorum. Ben insanlıktan düşünmesini istiyorum artık. Ben de düşünmeliyim. Kaçış yok. Saklandığımız, halı ...

Kovan Kitap İncelemesi

 Kovan Yazar: Laline Paull Yayın Tarihi: 05.12.2014 Tür: Fantastik Roman Orijinal Adı: The Bees Çeviri: Zeynep Yeşiltuna Sayfa Sayısı: 462 Ortalama okuma süresi: 2 dk Kitabın Konusu ve Genel Yorum:     Bu orijinal kitap Flora 717 denen, farklı doğan bir arının yavaş yavaş kendini keşfetmesini konu alan, distopik bir roman. Bu tuhaf  kitabı bir markette görüp aldım. Arka kapağında yazılanlar hoşuma gitmişti ve o dönem girdiğim Zweig döngüsünden çıkmak istemiştim. İlk sayfaları sarmayınca ben de rafımın uzak bir köşesine kaldırdım. Gerçekten her kitabın bir zamanı var. Yaklaşık 15 gün önce tekrar elime aldım ve inanılmaz hoşuma gitti. Bu sefer de ilk sayalarında biraz zorlandım çünkü gerçekten içine girmesi zor bir kitaptı. O kadar sıra dışı ki! Gerçekten, ciddi ciddi bir arının psikolojisini ele almış yazar. Arı gibi düşünmüş, bir arı gibi hissetmiş. Böyle söyleyince komik geliyor değil mi? Evet bana da öyle geldi. Ama ilerledikçe ben de kendimi bir arı gibi hissettim...

Başka Şansın Yok Kitap Tanıtımı ve İncelemesi

 Başka Şansın Yok Yazar: Harlan Coben Yayın Tarihi: 28 Nisan 2003 Tür: Geririm, Korku, Gizem Orijinal Adı: No Second Chance Çeviri: Derya Engin Sayfa Sayısı: 448 İncelemeinn Ortalama Okunma Süresi: 5 dakika Kitabın Konusu:     Kitabımız insanın yüreğini ağzına getiren, ecel terleri döktüren bir kitap. Doktor Seidman göremediği bir saldırgan tarafından vurulur ve iki hafta sonra hastanede uyandığında karısının öldüğünü ve kızının da kaçırıldığını öğrenir. Polisle de bol miktarda uğraşan bu adam geniş çevresinin de desteğiyle biraz da başına buyruk davranıp, yeri geldiğinde de hayati hatalar yaparak kızını bulmaya çalışıyor.      İnanılmaz ustaca örülmüş bu olaylar zinciri insanı her aşamada hayrete düşürüyor. Okuyucu sürekli manipüle edilerek yanlış ipuçları üzerinde ilerlemeye teşvik ediliyor. Yanlış ipuçlarından hareketle bile hayret edici sonuçlara varılırken okuyucu iyice deliriyor diyebilirim. Artık işler çözülmeye başlayacakken sürekli daha da karışıyo...