Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Evrenin Sonundaki Restoran 1. Kısım

Evrenin Sonundaki Restoran Yazar: Douglas Adams Yayın Tarihi: Ekim 1980 Tür: Bilim Kurgu Komedisi Orijinal Adı: The Restaurant at the End of the Universe Çeviri: İrem Kutluk Sayfa Sayısı: 255 Tahmini okuma süresi: 4 dakika Kısa Tarihi:  Otostopçu'nun Galaksi Rehberi'nin 2. kitabıyla karşınızdayım. Her ne kadar felsefik bir kitap olsa da absürt alaycı anlatımı ciddi bir inceleme yapılmasına da engel oluyor. Serinin tarihi hakkında D. Adams'ın kitabın orijinaline çok sadık olduğunu görüyoruz. İlk kitabın sonuna konulmuş mektuplarına ayrıntılara ne kadar önem verdiğini görüyoruz çünkü dijital kol saatlerinin Amerika baskısında değiştirilmesi sonucu pek rahatsız olmuş kendisi. Yazdığı şeyleri o kadar bilerek ve anlayarak yazıyor ki hayran olmamak elde değil. Tarihin sonuna kadar incelense bütün ayrıntılar tam anlamıyla kavranamaz diye düşünüyorum.  DİKKAT! Bu yazı fazlaca spoiler içermektedir. Kitabın Konusu:  Serinin 2. kitabı, ilk kitap olan Otostopçu'nun Galaksi Rehberi...

İçimizdeki Şeytan Kitap Tanıtımı ve İncelemesi

İçimizdeki Şeytan İncelemeyi Yazan: Dicle Demirden Yazar: Sabahattin Ali Yayım Tarihi: 1940 Tür: Roman Sayfa Sayısı: 255 Kısa Tarihi: İçimizdeki Şeytan, Kuyucaklı Yusuf ve Kürk Mantolu Madonna adlı romanları ile birlikte yazarın üçüncü romanıdır.   Diğer iki romanı çok ilgi görmüşken İçimizdeki Şeytan romanı onlara kıyasla gölgede kalmıştır. Aynı zamanda bu romanı yüzünden, dönemin ünlü yazarlarından olan Nihal Atsız ile yaşadığı gerilimler giderek artmış ve ´´Irkıçılık-Turancılık´´ davasının bir parçası olmuştur.  Bu dönemde Aziz Nesin 'le beraber çıkardığı Markopaşa  dergisinde siyasileri eleştirmesi yüzünden çeşitli davalarla uğraşmak zorunda kalmıştır. Hakkındaki davaların aleyhinde seyrettiği bir dönemde Türkiye'den ayrılmak istemiş ve Bulgaristan sınırını geçmek isterken kendisine kaçma girişiminde rehberlik eden Ali Ertekin tarafından milliyetçi gerekçelerle öldürülmüştür. Kitabın Konusu:  Birbirini çok severek ama daha birbirlerini tanıma fırsatı bulamadan ev...

Umutsuz Adam

 "Odaya girer girmez tüylerim ürperdi, içim karardı. Bir daha hiç mutlu olamayacakmışım gibi hissettim... Ağır,kadife, kahverengi perdeli vardı odanın... Üstünde de yine kahverengi tüller... Odadaki hemen hemen her şey kahverengiydi. Deri kaplama koltuklar, kaliteli ahşaptan yapılmış, duvarı boydan boya kaplayan büyük bir kitaplık ve yine ahşap çalışma masası vardı... Masanın kenarları da deri kaplıydı ve üzerine bir çizik bile yoktu. İmrendim... Odaya girer girmez yine koyu tonlarda bir Afgan halısına ayak basıyordunuz. Tavanda da koyu kristallerle dolu afili bir avize vardı.       Bu adamlar gerçekten zengindi. Bu işe girerken ne düşündüğümü ben de bilmiyorum... Karım hastaydı ve ameliyat parasına ihtiyacımız vardı. Gerçekten mecbur olmasam asla bu işlere bulaşmazdım.       Odaya girer girmez içimi bir korku kapladı. Amaçları da buydu zaten. Zaten bitik bir adamdım ve ama geçmiş yakamı bırakmıyordu işte... Borcumu ödemem mümkün değildi. Önc...

Yunuslar ve Alet Kullanımı (Dolphin Innovation Project)

YUNUSLAR VE ALET KULLANIMI (DOLPHIN INNOVATION PROJECT)     Popular Scince Türkiye 100. sayısını okurken ilk sayfalarda çok ilgimi çeken bir konuyla karşılaştım. Yunuslar üzerinde yapılan bu araştırmanın sonuçları araştırdığım zaman daha da ilgimi çekti. Ben de bunu paylaşabileceğimi düşündüm. Umarım ilginizi çeker.      Yunuslarda ilk alet kullanımı ilk olarak 1997 yılında şişe burunlu yunusların su tabanlarında avlanırken deniz süngerlerini kopararak koruyucu eldiven gibi taktıkları ve böylece kumda saklanmış canlıları ararken gagalarının yaralanmasını önledikleri gözlemlendiğinde keşfedilmişti.     Yakın zamanda yapılan yeni araştırmalarda aynı yunus türünün (şişe burunlu yunuslar/tursiops), dev deniz salyangozlarının boş kabuklarını kullanarak küçük balıkları hapsettiği, daha sonra da bu kabukları su yüzeyine çıkararak salladığı ve içindeki balıkların ağızlarının içine düşmesini sağladığı gözlemlendi. Yunusların avlandığı bu yönteme verilen ad "She...

Karşı Kıyı

           Balkona çıkıyorum. Hüzünlüyüm. Müthiş bir gün batımı çekiyor beni. Sahile iniyorum. Önce düşünüyorum; yoksulluk, edebiyat, hayat, kitap, arkadaşlık sevgi...     Kendimi kandırıyor muyum acaba? Ölürken iyi bir hayat yaşadım diyebilecek miyim, şu ana kadar iyi bir hayat yaşadım mı ki, ölüm nasıl bir şeydir?      Okuduğum onca kitap, yazarların eşsiz deneyimleri, üslupları, hayatları. Herkesin kendi hayatı var. Herkesin farklı bilinci, vicdanı, yaşanmışlıkları, kabusları, hayalleri... Herkes çok farklı. Onca insan... Milyarlarca hayat, ilk nefesler, son nefesler...     Özel doğulur mu? Şanslı doğulur belki. Herkes her şeyi yapabilir mi? Ben ne yapabilirim, ne kadar potansiyel var bende? İstesem de gerçekten her şeyi yapabilir miyim?      İyi, kötü. Ne bunlar? Bu çağda artık siyah beyaz yok biliyoruz. Herkes gri. Ben nasıl biriyim? Kendi iyimizle, kötümüzle; doğrumuzla, yanlışımızla yuvarlanıp gidiyor...

Kızıl Kitap Tanıtımı ve İncelemesi

Kızıl Yazar: Stefan Zweig Yayın Tarihi: 1908 Tür: Kurgu Orijinal Adı: Scharlach Çeviri: M. Taylan Öztürk Sayfa Sayısı: 54 Kısa Tarihi:     Zweig, karakterlerin iç dünyasını okuyucuya sunmayı ve uzun uzun ruhsal betimlemeleri çok seven bir yazar herkesin bildiği gibi. "Kızıl" kısa bir kitap olmasına rağmen yine de hiçbir detayı atlamamış bu usta yazar. Gençlik yıllarında yazmış olduğu bir eser olsa da hayatı boyunca onu kasıp kavuran o umutsuzluğu burada da görüyoruz. "Demek Zweig hayatı boyunca çoğunlukla olumsuzlukları görmüş bir yazar..." diyesim geliyor ama kendi kendime de cevap veriyorum bir yandan "Hayır!" diye... Yorumlarda buluşalım :) Kitabın Konusu:     Yurt dışında ailesinden uzaklarda okuyan bir tıp öğrencisi okulunun ilk yılında kaldığı apartmanda Schramek adlı bir son sınıf hukuk öğrencisiyle tanışır. Koca şehirde yalnız kalan Berger çevreye uyum sağlamak zorunda kalır ama başaramaz. İçinde bulunduğu ortama göre bir genç değildir. Elinden gel...

Ay Işığı Sokağı Kitap Tanıtımı ve İncelemesi

Ay Işığı Sokağı Yazar: Stefan Zweig Yayın Tarihi: 1922 Tür: Kurgu Orijinal Adı: Die Mondscheingasse Çeviri: Regaip Minareci Sayfa Sayısı:74 Bu yazıd a kitap ile ilgili bilgiler verip her hikaye hakkında tek tek düşüncelerimi paylaşacağım. İyi okumalar. Kısa Tarihi:     Yazarın 5 kısa hikayesinden oluşan ve ismini ilk hikayeden alan bir kitaptır. (Ay Işığı Sokağı, Leporella, Nişan, Leman Gölü Kıyısındaki Olay, Avare)      Yazarın son kitaplarından olmasa da kitabın genelinde hayatının son zamanlarındaki karamsarlığı hakim. Demek Zweig'da hep varmış bu umutsuzluk...  Yine her zamanki gibi Zweig'ın muhteşem psikolojik tahlilleri bizi olayın içinde yaşatıyor. Bazı karakterlerin seçimlerini okurken hiçbir şey yapamamanın verdiği çaresizlikle kavruldum. Her hikayenin sonunda "Böyle son mu olur!" diye sinirlensem de gerçekten içime işleyen harika bir kitaptı. Kitabın Konusu:     Pek çok hikayeden oluşan bu kitap genel olarak insan psikolojisinin karmaşas...

Ziggurat Nedir?

  ZİGGURAT        İlkçağ’da Sümerler,  Keldanlılar , Babiller ve Asurlular tarafından yapılan, tabandan başlayarak tepeye doğru kat kat yükselen, giderek küçülen teraslardan oluşan, zirvesinde bir tapınak bulunan ve yanlarında bir merdiven sistemi yer alan kademeli bir kuledir.        Üzeri açık ve dört köşelidirler.          Bu yapılar tarihi metinlerde  Ziggurat ,  Zigura  ve  Ziggurak  gibi çeşitli yazılışlarla görülür.  Zigguratların  ilk olarak Sümerlerce inşa edildiği düşünesi yaygındır.  Mezopotamya halklarının en önemli  faliyetleri , tapınakları Tanrı’ya ithaf etmeleridir.        Sadece antropolojik değil, edebi içerikli kalıntılara dayanarak da  Sümerler’den  önce başlamak kaydıyla  Mezapotamya  düşünce tarzına aydınlık getiren tez şudur: Politik açıdan  Sümerler’de  şehir devleti  sözkonusu  idi ve ...

Amok Koşucusu Kitap Tanıtımı ve İncelemesi

  Amok Koşucusu Yazar: Stefan Zweig Yayın Tarihi: 1922 Tür: Klasik, Öykü Orijinal Adı: Der Amoklaufer Çeviri: Nafer Ermiş Sayfa Sayısı: 60 Kısa Tarihi:                Stefan Zweig okurken her zaman dikkatli olmak gerek. Çünkü hayatı bütün ayrıntılarıyla, güzellikleriyle ve kötülükleriyle anlatan bir yazar kendisi. Kendi hayatını da yaşamın kötülüklerine katlanamayarak sonlandırmış. Bazı kitaplarını okuduğumda abartı olduğunu düşündüğüm ve fikirlerine katılmadığım oluyor ama eşsiz anlatım tekniği ve akıp giden cümlelerinden de vazgeçemiyorum. “Ay Işığı Sokağı” ile hayata bakışımı değiştiren bu yazarın bütün kitaplarını kesinlikle okuyacağım.                Ölümünden 20 sene önce yazdığı bir kitap olunca bu eserinde de o karamsarlık yoktur diye düşünerek başladım bu ve başka kitaplarına ama fark ettim ki Zweig hayatı hep gerçekleriyle görmüş. Kit...

Kimseye Söyleme Kitap Tanıtımı ve İncelemesi

Kimseye Söyleme Yazar: Harlan Coben Yayın Tarihi: 19.06.2001 Tür: Kurgu, Gizem, Gerilim Orijinal Adı: Tell No One Çeviri:Nur Eren Sayfa Sayısı:352 Kitabın Konusu:     7 yaşından beri birlikte olan David ve Elizabeth yıl dönümlerinde her sene yaptıkları gibi özel bir yere giderler. Burada gölde yüzerlerken Elizabeth kaçırılır ve öldürülür. Elizabeth'in ölümünden Kill Roy denen bir seri katil sorumlu tutulur. David (Doktor Beck) kurtulur ancak bir daha asla eskisi gibi olamaz. Kendini işine vererek başına gelenleri unutmaya çalışan Doktor Beck bir gün sadece Elizabeth'in bilebileceği şeylerden bahseden bir e-mail alır. Bunun üzerine kuşkulanır ve ortaya kimsenin aklının ucundan bile geçmeyen şeyler çıkar. Doktor Beck karısının yaşadığını düşünerek ipuçlarını takip eder ama aynı zamanda malum olayın gerçekleştiği göl kenarında bulunan iki ceset nedeniyle polis de araştırma yapmaktadır. Doktor Beck kimseye güvenemez ve başını büyük dertlere sokar. Hiç beklenmedik insanların tuttuğ...